Özgün Şahin’in birey-mekân ilişkisi bağlamında kamusal alanları ve modern metropol yaşamının parçası olan geçiş mekânlarını ve bireylerin bu mekânlarla kurduğu ilişkiyi ele aldığı “Yok Yerler” başlıklı sergisi 04-12 Mayıs 2019 tarihleri arasında Bağımsız Sanat Vakfı Galerisi’nde açılıyor. Kamusal alanda aidiyet ve birey-mekân ilişkisi kavramları bu sergide gözlemci bir üslup ile izleyiciyle buluşuyor.
“Sergi adını, Fransız antropolog Marc Augé’nin ‘non lieu’ Türkçe çevirisi ‘yok-yerler’ kavramından almaktadır. Bu kavram “olmayan yerler” veya “yer olmayan” şeklinde de çevrilmiştir. Marc Augé bu kavramı ortaya atarken süper-modernite çağında insanların kimliksiz bir yalnızlıkta asılı kaldıkları havalimanları, otoyollar, metrolar ve alışveriş merkezleri gibi geçiş mekânlarını referans göstermiştir. Bu mekânlar çoğunlukla gürültülü ve kalabalık olsalar da, aslında insanın kendisiyle baş başa kaldığı alanlardır, bir metroda seyahat ederken birçok insanla yan yanayızdır, içinde bulunduğumuz geçiş mekânıyla aidiyetimiz olmadığı gibi çoğunlukla o yerdeki insanlarla da aidiyet kuramayız, burada ki insanların her biri, kalabalığı oluşturan her hangi biridir ve çoğunlukla bizim için özel bir anlam ifade etmez, bu bağlamda kamusal alanlar her ne kadar canlı ve kalabalık gözükseler bile kendimizle baş başa kaldığımız alanlardır. Belki de bu yüzden Marc Augé bu alanlara ‘yok yerler’ ismini vermiştir.”
Özgün Şahin ”yok-yerler” 2019