Bağımsız Sanat Vakfı’nın T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliği ile düzenlediği, kadına karşı şiddete odaklanan, “BİR İH(Tİ)MAL DAHA VAR!” başlıklı karma sergi 05-28 Mart 2021 tarihleri arasında Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde izleyicilerin ilgisine sunuldu.
Katılımcı Sanatçılar: Aleksandra Farazin İpek, Ayfer Keçeci, Aygül Okutan, Ayşegül Kurt, Betül Karakaya, Ceylan Dökmen, Erhan Lanpir, Hülya Yazıcı, Marat Taturas, Mehtap Özdemir, Mustafa Teet, Nelly Akchurina, Pelin Özgöçen, Raife Tokyürek, Şeyma Balcı, Tuğba Renkçi Taştan, Veronique Marganne Polat, Yasemen Uluyurt Çavdarlı, Zehra Başaran, Zeynep Kul Akpala, Zilia Bakhtieva
‘’Beni anlamadın demeyeceğim,
Beni anladın.
Zaten en dayanılmaz acı buydu.
Sen beni anladın,
Anladığın halde canımı yaktın.’’
Frida Kahlo
“Cinsiyet eşitsizliğinin olmadığı bir toplum ütopya mıdır? Cinslerden birinin, diğerinin zayıflığını tolere ettiği ve böylece ontolojik farklılıkların dengelendiği, fiziksel üstünlüğün iktidar sorununa yol açmadığı bir toplum belki de hiç gerçekleşmeyecek. Yine de olması gerekenin bu olduğunu biliyoruz. Yaşadığımız zaman diliminde modernitenin insana dayattığı bireyselleşme ve sınırsız bir özgürlük düşüncesi, geleneğin kıskacından kurtarılan kadına gerçek bir özgürlük ve güven sağlayabilmiş midir? Günümüz toplumlarında yaşanan ekonomik, kültürel ve akademik güç savaşlarında kadınla erkeğin eşit şartlarda bir yarışın galipleri olmadığı bilinen bir realite olmakla birlikte, bu konudaki yanlış davranışları adil bir düzleme çekebilmenin elbette yalnızca toplumsal kurallarla mümkün olmadığı aşikârdır.
Öyleyse, insanlık tarihi kadar eski ve aynı zamanda güncelliğini muhafaza eden kadına yönelik şiddet konusuna, evrensel insanlık ilkeleri üzerinden bakmak ve uzun süreli bir dönüşme sürecini hem bireysel çabalarla ve hem de toplumsal adaletin yaptırım gücü kullanılarak mevcut boşlukların tekrar gözden geçirilmesiyle mümkün değil midir?
Kadın ve erkeğin ortak bir yaşama biçimini kurgulaması, ne varoluş özelliklerimizi yok sayan, dayatılan bir yaşama biçiminde, ne de geleneğin ataerkil kurmacasında saklı. İNSAN olma yolundaki bilinçli çabamızın bir sonucu olarak, yaşamımızı daha anlamlı kılabilecek bir diğerkâmlıkla mümkün”
Küratör – Hülya Yazıcı